<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Biolab İzmir</title>
	<atom:link href="https://www.biolabltd.com.tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.biolabltd.com.tr/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 25 Mar 2026 12:05:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.biolabltd.com.tr/wp-content/uploads/2025/03/cropped-Bioicon-32x32.png</url>
	<title>Biolab İzmir</title>
	<link>https://www.biolabltd.com.tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarda Alerji: Belirtiler, Tanı ve Yönetim</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/cocuklarda-alerji-belirtiler-tani-ve-yonetim/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/cocuklarda-alerji-belirtiler-tani-ve-yonetim/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=9066</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuklarda Alerji: Belirtiler, Tanı ve Yönetim Çocukluk çağında alerjiler, günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmemiş olması ve çevresel faktörlere daha duyarlı olmaları nedeniyle çocuklar, alerjik reaksiyonlara yetişkinlere göre daha yatkın olabilirler. Genetik yatkınlık da çocuklarda alerji gelişiminde önemli bir rol oynar; ebeveynlerden birinde veya her ikisinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/cocuklarda-alerji-belirtiler-tani-ve-yonetim/">Çocuklarda Alerji: Belirtiler, Tanı ve Yönetim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><b>Çocuklarda Alerji: Belirtiler, Tanı ve Yönetim</b></h3>
<p>Çocukluk çağında alerjiler, günümüzde giderek artan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bağışıklık sisteminin henüz tam olarak gelişmemiş olması ve çevresel faktörlere daha duyarlı olmaları nedeniyle çocuklar, alerjik reaksiyonlara yetişkinlere göre daha yatkın olabilirler. Genetik yatkınlık da çocuklarda alerji gelişiminde önemli bir rol oynar; ebeveynlerden birinde veya her ikisinde alerji öyküsü varsa, çocukta alerji görülme olasılığı artar. Bu durum, ebeveynler için endişe verici olabilir, ancak doğru bilgi, erken tanı ve etkili yönetim stratejileriyle çocukların sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmeleri mümkündür.</p>
<h3><b>Çocuklarda Yaygın Alerji Türleri ve Belirtileri</b></h3>
<p>Çocuklarda görülen alerjiler, yaşa ve alerjenin türüne göre farklı belirtilerle ortaya çıkabilir:</p>
<ul>
<li><b>Gıda Alerjileri:</b> Bebeklik ve erken çocukluk döneminde en sık görülen alerji türlerinden biridir. Süt, yumurta, yer fıstığı, buğday, soya ve kabuklu deniz ürünleri başlıca tetikleyicilerdir. Belirtiler arasında cilt döküntüleri (kurdeşen, egzama), kusma, ishal, karın ağrısı, ağız çevresinde şişlik ve nadiren nefes darlığı gibi ciddi reaksiyonlar bulunabilir.</li>
<li><b>Atopik Dermatit (Egzama):</b> Ciltte kuruluk, kaşıntı, kızarıklık ve pullanma ile karakterize kronik bir cilt rahatsızlığıdır. Genellikle yanaklarda, dirsek ve diz arkalarında görülür. Gıda alerjileri, ev tozu akarları veya bazı kimyasallar egzama ataklarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir.</li>
<li><b>Alerjik Rinit (Saman Nezlesi):</b> Daha büyük çocuklarda ve ergenlerde yaygındır. Polenler, ev tozu akarları veya hayvan tüyleri gibi havayla taşınan alerjenlere bağlı olarak burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtiler gösterir.</li>
<li><b>Alerjik Astım:</b> Çocukluk çağı astımının önemli bir kısmı alerjik kökenlidir. Nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük (özellikle geceleri veya egzersiz sonrası) ve göğüste sıkışma hissi ile kendini gösterir. Alerjenlerle temas, solunum yolu enfeksiyonları veya egzersiz astım ataklarını tetikleyebilir.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h3><b>Çocuklarda Alerji Tanısı</b></h3>
<p>Çocuklarda alerji tanısı, detaylı bir tıbbi öykü, fizik muayene ve alerji testleri ile konulur. Kullanılan başlıca tanı yöntemleri şunlardır:</p>
<p><b>Moleküler Alerji Testleri: </b>Moleküler alerji testleri, alerjiye neden olan maddelerin yalnızca genel özütlerini değil, bu maddelerin içindeki <b>tek tek alerjen proteinlerini (komponentlerini)</b> analiz ederek daha ayrıntılı değerlendirme yapılmasını sağlar. Bu yöntem sayesinde gerçek alerji ile çapraz reaksiyonlar ayırt edilebilir ve alerjik reaksiyonun klinik önemi hakkında daha detaylı bilgi elde edilebilir.</p>
<p>Günümüzde kullanılan moleküler alerji testleri arasında, çok sayıda alerjen ve alerjen bileşenini aynı anda değerlendirebilen <b>ALEX (Allergy Explorer) tabanlı test panelleri</b> yer almaktadır. Bu kapsamda;</p>
<ul>
<li><b>ALEX-3 Moleküler Alerji Testi:</b> Çok sayıda inhalan (solunum yolu) ve gıda alerjenine ait bileşenlerin birlikte değerlendirilebildiği geniş kapsamlı bir moleküler alerji testidir.</li>
<li><b>ALEX Solunum Alerji Paneli:</b> Polen, ev tozu akarı, hayvan epitelleri, küf mantarları gibi solunum yolu ile alınan alerjenlere karşı gelişen duyarlılığın bileşen düzeyinde incelenmesini sağlar.</li>
<li><b>ALEX Gıda Alerji Paneli:</b> Süt, yumurta, kuruyemişler, buğday, soya ve benzeri gıdalara karşı gelişebilen alerjik duyarlılıkların, ilgili protein bileşenleri düzeyinde değerlendirilmesine yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>Moleküler alerji testleri, özellikle birden fazla alerjen şüphesinin bulunduğu durumlarda, çapraz reaksiyonların ayırt edilmesinde ve uygun tedavi planının belirlenmesinde hekime ayrıntılı bilgi sağlayan ileri tanı yöntemleri arasında yer alır.</p>
<ul>
<li><b>Kan Testleri (Spesifik IgE Testi):</b> Kandan alınan örnekte belirli alerjenlere karşı oluşan IgE antikorlarının seviyesi ölçülür. Deri testi yapılamayan durumlarda (cilt rahatsızlıkları, bazı ilaç kullanımları) veya küçük bebeklerde tercih edilebilir.</li>
<li><b>Deri Prick Testi:</b> Cilde küçük miktarlarda alerjen özütleri damlatılarak yapılan bu test, hızlı ve güvenilir sonuçlar verir. Özellikle solunum yolu ve gıda alerjilerinin tanısında kullanılır.</li>
<li><b>Eliminasyon Diyeti ve Oral Provokasyon Testi:</b> Gıda alerjisi şüphesi olan çocuklarda, şüpheli gıdanın diyetten çıkarılması (eliminasyon) ve ardından kontrollü bir şekilde tekrar verilmesi (oralprovokasyon) ile tanı kesinleştirilebilir. Bu testler mutlaka uzman hekim kontrolünde yapılmalıdır.</li>
</ul>
<h3><b>Ebeveynler İçin Öneriler ve Yönetim Stratejileri</b></h3>
<p>Çocuklarda alerjinin yönetimi, alerjenlerden korunma ve belirtileri kontrol altına alma üzerine odaklanır:</p>
<p><b>Alerjenlerden Korunma:</b></p>
<ul>
<li><b>Ev Ortamı:</b> Ev tozu akarlarını azaltmak için yatak odasını düzenli olarak temizleyin, yatak takımlarını yüksek sıcaklıkta yıkayın, halı ve peluş oyuncak kullanımını sınırlayın. Evcil hayvan alerjisi varsa, hayvanın yatak odasına girmesini engelleyin.</li>
<li><b>Beslenme:</b> Gıda alerjisi olan çocuklarda, alerjen içeren besinlerden kesinlikle kaçının. Gıda etiketlerini dikkatlice okuyun ve çapraz bulaşmayı önlemek için gerekli önlemleri alın.</li>
<li><b>Polenler:</b> Polen mevsiminde pencereleri kapalı tutun, dışarı çıktıktan sonra çocuğunuzun kıyafetlerini değiştirip duş almasını sağlayın.</li>
<li><b>Okul ve Kreş Bilgilendirmesi:</b> Çocuğunuzun alerjileri hakkında okul/kreş öğretmenlerini ve personelini detaylıca bilgilendirin. Gerekirse bir alerji eylem planı hazırlayın.</li>
<li><b>İlaç Tedavileri:</b> Uzman hekimin önerdiği antihistaminikler, burun spreyleri veya astım ilaçlarını düzenli ve doğru şekilde kullanın.</li>
<li><b>Alerjen İmmünoterapisi (Aşı Tedavisi):</b> Bazı durumlarda, özellikle alerjik rinit ve astımda, alerjen immünoterapisi uzun vadeli bir çözüm olabilir. Bu tedavi, bağışıklık sistemini alerjene karşı duyarsızlaştırmayı amaçlar ve uzman hekim tarafından değerlendirilmelidir.</li>
</ul>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/cocuklarda-alerji-belirtiler-tani-ve-yonetim/">Çocuklarda Alerji: Belirtiler, Tanı ve Yönetim</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/cocuklarda-alerji-belirtiler-tani-ve-yonetim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bahar ve Yaz Aylarının Kabusu: Mevsimsel Alerjilerle Etkili Başa Çıkma Yolları</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/bahar-ve-yaz-aylarinin-kabusu-mevsimsel-alerjilerle-etkili-basa-cikma-yollari/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/bahar-ve-yaz-aylarinin-kabusu-mevsimsel-alerjilerle-etkili-basa-cikma-yollari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:30:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=9063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bahar ve Yaz Aylarının Kabusu: Mevsimsel Alerjilerle Etkili Başa Çıkma Yolları Mevsimsel alerjiler, özellikle bahar ve yaz aylarında, doğanın uyanışıyla birlikte milyonlarca kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Halk arasında &#8216;saman nezlesi&#8217; olarak da bilinen bu durum, genellikle ağaç, çim ve yabani ot polenlerinin havaya karışmasıyla tetiklenir. Bağışıklık sistemimizin bu zararsız polenleri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/bahar-ve-yaz-aylarinin-kabusu-mevsimsel-alerjilerle-etkili-basa-cikma-yollari/">Bahar ve Yaz Aylarının Kabusu: Mevsimsel Alerjilerle Etkili Başa Çıkma Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><b>Bahar ve Yaz Aylarının Kabusu: Mevsimsel Alerjilerle Etkili Başa Çıkma Yolları</b></h3>
<p>Mevsimsel alerjiler, özellikle bahar ve yaz aylarında, doğanın uyanışıyla birlikte milyonlarca kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur. Halk arasında &#8216;saman nezlesi&#8217; olarak da bilinen bu durum, genellikle ağaç, çim ve yabani ot polenlerinin havaya karışmasıyla tetiklenir. Bağışıklık sistemimizin bu zararsız polenleri tehdit olarak algılaması sonucu ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar, günlük aktiviteleri kısıtlayabilir ve genel iyilik halini bozabilir. Ancak doğru önlemler ve yönetim stratejileriyle mevsimsel alerjilerin etkilerini azaltmak mümkündür.</p>
<h3><b>Mevsimsel Alerjilerin Yaygın Belirtileri</b></h3>
<p>Mevsimsel alerjiler, genellikle solunum yollarını ve gözleri etkileyen belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p>En sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:</p>
<ul>
<li><b>Hapşırma: </b>Özellikle arka arkaya gelen hapşırık nöbetleri.</li>
<li><b>Burun Akıntısı ve Tıkanıklığı:</b> Şeffaf, sulu burun akıntısı ve burun tıkanıklığı hissi.</li>
<li><b>Gözlerde Kaşıntı ve Sulanma:</b> Gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve aşırı sulanma.</li>
<li><b>Geniz Akıntısı ve Öksürük:</b> Boğazda gıcık hissi, geniz akıntısı ve buna bağlı öksürük.</li>
<li><b>Boğazda Kaşıntı:</b> Boğazda ve damakta kaşıntı hissi.</li>
<li><b>Yorgunluk ve Halsizlik:</b> Uyku kalitesinin düşmesi ve genel yorgunluk hali.</li>
</ul>
<p>Bu belirtiler, soğuk algınlığı veya grip gibi diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabilir. Ancak mevsimsel alerjilerde ateş, kas ağrısı gibi belirtiler genellikle görülmez ve belirtiler alerjen maruziyetiyle birlikte tekrarlayıcı bir döngü izler.</p>
<h3><b>Mevsimsel Alerjilerden Korunma Yöntemleri</b></h3>
<p>Mevsimsel alerjilerin etkilerini azaltmanın en etkili yolu, alerjenlere maruziyeti minimize etmektir.</p>
<p><b>Polen Maruziyetini Azaltma</b></p>
<ul>
<li>Polen yoğunluğunun en yüksek olduğu sabah saatlerinde (genellikle 05:00-10:00 arası) dışarı çıkmaktan kaçının.</li>
<li>Rüzgârlı havalarda ve polen sayısının yüksek olduğu günlerde dışarıdaki aktivitelerinizi sınırlayın.</li>
<li>Ev ve araba pencerelerini kapalı tutun, özellikle rüzgârlı günlerde.</li>
<li>Dışarıdan eve geldiğinizde kıyafetlerinizi değiştirin ve duş alarak saçlarınızdaki ve cildinizdeki polenleri temizleyin.</li>
</ul>
<p><b>Ev İçi Önlemler</b></p>
<ul>
<li>Evde HEPA filtreli hava temizleyicileri kullanmak, iç mekân polenlerini azaltmaya yardımcı olabilir.</li>
<li>Yatak odanızda polenleri tutabilecek halı, kilim gibi eşyaları mümkün olduğunca azaltın.</li>
<li>Yatak çarşaflarını ve yastık kılıflarını sık sık yüksek sıcaklıkta yıkayın.</li>
<li>Klima kullanıyorsanız, filtrelerini düzenli olarak temizleyin veya değiştirin.</li>
</ul>
<p><b>Kişisel Hijyen</b></p>
<ul>
<li>Dışarı çıktıktan sonra ellerinizi ve yüzünüzü yıkayın.</li>
<li>Gözlerinizde kaşıntı varsa, ovuşturmak yerine soğuk suyla yıkayın veya soğuk kompres uygulayın.</li>
<li>Burun yıkama solüsyonları (tuzlu su spreyleri) burun içindeki polenleri temizlemeye yardımcı olabilir.</li>
</ul>
<p><b>Yaşam Tarzı Önerileri</b></p>
<p>Sağlıklı bir yaşam tarzı, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek alerji belirtileriyle daha iyi başa çıkmanıza yardımcı olabilir:</p>
<ul>
<li><b>Beslenme: </b>Antioksidan açısından zengin meyve ve sebzeler tüketmek, iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir.</li>
<li><b>Egzersiz: </b>Düzenli egzersiz genel sağlığı iyileştirir, ancak polen yoğunluğunun düşük olduğu zamanlarda veya kapalı alanlarda yapılması önerilir.</li>
<li><b>Stres Yönetimi:</b> Stres, alerji belirtilerini kötüleştirebilir. Yoga, meditasyon gibi rahatlama teknikleri faydalı olabilir.</li>
</ul>
<h3><b>Ne Zaman Uzmana Danışmalı?</b></h3>
<p>Mevsimsel alerji belirtileriniz günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa, evde uyguladığınız yöntemlere rağmen şikayetleriniz devam ediyorsa veya belirtileriniz şiddetleniyorsa bir sağlık profesyoneline başvurmanız önerilmektedir. Uzman hekim, doğru tanıyı koymak ve size özel bir yönetim planı oluşturmak için gerekli testlerin yaptırılması konusunda yönlendirme yapabilir ve uygun tedavi seçeneklerini (antihistaminikler, burun spreyleri, alerji aşıları gibi) önerebilir. Kendi kendine tedavi girişimleri, yanlış uygulamalara veya belirtilerin kötüleşmesine yol açabilir.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/bahar-ve-yaz-aylarinin-kabusu-mevsimsel-alerjilerle-etkili-basa-cikma-yollari/">Bahar ve Yaz Aylarının Kabusu: Mevsimsel Alerjilerle Etkili Başa Çıkma Yolları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/bahar-ve-yaz-aylarinin-kabusu-mevsimsel-alerjilerle-etkili-basa-cikma-yollari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alerji Nedir? Vücudumuz Neden Aşırı Tepki Verir? Temel Bilgiler &#038; Yaygın Alerji Türleri</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/alerji-nedir-vucudumuz-neden-asiri-tepki-verir-temel-bilgiler-yaygin-alerji-turleri/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/alerji-nedir-vucudumuz-neden-asiri-tepki-verir-temel-bilgiler-yaygin-alerji-turleri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 25 Mar 2026 11:25:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Faydalı Bilgiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=9060</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alerji Nedir? Vücudumuz Neden Aşırı Tepki Verir? Temel Bilgiler &#38; Yaygın Alerji Türleri Alerji, bağışıklık sistemimizin normalde zararsız olan maddelere karşı aşırı ve anormal bir tepki vermesi durumudur. Bağışıklık sistemi, vücudu zararlı mikroorganizmalardan korumakla görevli karmaşık bir savunma mekanizmasıdır. Beslenme, solunum ya da cilt teması ile maruz kaldığımız doğadaki pek çok madde alerjen olabilir. Alerjik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/alerji-nedir-vucudumuz-neden-asiri-tepki-verir-temel-bilgiler-yaygin-alerji-turleri/">Alerji Nedir? Vücudumuz Neden Aşırı Tepki Verir? Temel Bilgiler &#038; Yaygın Alerji Türleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Alerji Nedir? Vücudumuz Neden Aşırı Tepki Verir? Temel Bilgiler &amp; Yaygın Alerji Türleri</strong></h3>
<p>Alerji, bağışıklık sistemimizin normalde zararsız olan maddelere karşı aşırı ve anormal bir tepki vermesi durumudur. Bağışıklık sistemi, vücudu zararlı mikroorganizmalardan korumakla görevli karmaşık bir savunma mekanizmasıdır. Beslenme, solunum ya da cilt teması ile maruz kaldığımız doğadaki pek çok madde alerjen olabilir. Alerjik reaksiyonlarda, bağışıklık sistemi polen, ev tozu akarı, belirli gıdalar veya hayvan tüyleri gibi çevresel faktörleri yanlışlıkla tehdit olarak algılar ve bunlara karşı bir savunma mekanizması geliştirir. Bu durum, kişide çeşitli belirtilerle kendini gösteren istenmeyen reaksiyonlara yol açar. Alerjiler, genetik yatkınlık ve çevresel faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkabilir ve dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen yaygın bir sağlık sorunudur.</p>
<h3><b>Alerjenler: Vücudumuzun Yanlış Tanıdığı Maddeler</b></h3>
<p>Alerjik reaksiyonlara neden olan maddeler geniş bir yelpazeye sahiptir. En yaygın alerjenler arasında şunlar bulunur:</p>
<ul>
<li><b>Polenler:</b> Ağaç, çim ve yabani ot polenleri, özellikle bahar ve yaz aylarında mevsimsel alerjilere yol açar.</li>
<li><b>Ev Tozu Akarları</b>: Gözle görülemeyen bu mikroskobik canlılar, yatak takımları, halılar ve mobilyalarda yaşar ve yıllar boyunca alerjik reaksiyonlara neden olabilir.</li>
<li><b>Hayvan Tüyleri ve Deri Döküntüleri:</b> Kedi, köpek gibi evcil hayvanların tüyleri, deri döküntüleri ve salyaları alerjik reaksiyonları tetikleyebilir.</li>
<li><b>Gıdalar:</b> Süt, yumurta, yer fıstığı, ağaç fıstığı, soya, buğday, balık ve kabuklu deniz ürünleri en sık görülen gıda alerjenleridir.</li>
<li><b>İlaçlar:</b> Bazı antibiyotikler (özellikle penisilin) ve ağrı kesiciler gibi ilaçlar alerjik reaksiyonlara neden olabilir.</li>
<li><b>Böcek Sokmaları</b>: Arı, eşek arısı gibi böceklerin sokmaları bazı kişilerde ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabilir.</li>
<li><b>Küf ve Mantar Sporları</b>: Nemli ortamlarda gelişen küfler, solunum yolu alerjilerini tetikleyebilir.</li>
</ul>
<h3><b>Yaygın Alerji Türleri ve Belirtileri</b></h3>
<p><b>Solunum Yolu Alerjileri</b></p>
<ul>
<li><b>Alerjik Rinit (Saman Nezlesi):</b> Burun akıntısı, hapşırma, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma gibi belirtilerle kendini gösterir. Genellikle polen, ev tozu akarı veya hayvan tüyleri gibi havayla taşınan alerjenlere karşı gelişir.</li>
<li><b>Alerjik Astım:</b> Nefes darlığı, hırıltılı solunum, öksürük ve göğüste sıkışma hissi ile karakterizedir. Solunum yollarının daralması sonucu ortaya çıkar ve alerjenlerle temas astım ataklarını tetikleyebilir.</li>
</ul>
<p><b>Cilt Alerjileri</b></p>
<ul>
<li><b>Atopik Dermatit (Egzama): </b>Ciltte kuruluk, kaşıntı, kızarıklık ve pullanma ile seyreden kronik bir cilt hastalığıdır. Genellikle çocukluk çağında başlar ve genetik yatkınlık gösterir.</li>
<li><b>Ürtiker (Kurdeşen):</b> Ciltte aniden ortaya çıkan, kaşıntılı, kabarık ve kırmızı döküntülerdir. Gıda, ilaç veya böcek sokması gibi çeşitli alerjenler tarafından tetiklenebilir.</li>
<li><b>Kontakt Dermatit: </b>Cildin alerjen bir maddeyle doğrudan teması sonucu oluşan kızarıklık, kaşıntı ve kabarcıklardır. Nikel, lateks veya bazı kozmetik ürünler yaygın tetikleyicilerdir.</li>
</ul>
<p><b>Gıda Alerjileri</b></p>
<p>Belirli gıdaların tüketilmesiyle ortaya çıkan reaksiyonlardır. Belirtiler hafif (kaşıntı, ürtiker) olabileceği gibi, anafilaksi gibi hayatı tehdit eden ciddi reaksiyonlara da yol açabilir. Sindirim sistemi (karın ağrısı, kusma, ishal), cilt (ürtiker, egzama) ve solunum sistemi (nefes darlığı) belirtileri görülebilir.</p>
<p><b>İlaç Alerjileri</b></p>
<p>Bazı ilaçlara karşı gelişen bağışıklık sistemi tepkileridir. Cilt döküntüleri, kaşıntı, nefes darlığı ve anafilaksi gibi belirtilerle ortaya çıkabilir.</p>
<p><b>Böcek Sokması Alerjileri</b></p>
<p>Arı, eşek arısı gibi böceklerin sokması sonucu gelişen reaksiyonlardır. Lokal şişlik ve kızarıklıktan, yaygın ürtiker, nefes darlığı ve anafilaksiye kadar değişen şiddette olabilir.</p>
<p><b>Ne Zaman Uzmana Başvurmalı?</b></p>
<p>Alerji belirtileri gösteren veya alerjiden şüphelenen kişilerin bir sağlık profesyoneline danışması önemlidir. Doğru tanı ve uygun yönetim planı için uzman hekim değerlendirmesi kritik öneme sahiptir. Kendi kendine teşhis veya tedavi girişimleri, yanlış sonuçlara veya sağlık sorunlarının kötüleşmesine yol açabilir. Özellikle belirtiler şiddetliyse, günlük yaşamı olumsuz etkiliyorsa veya anafilaksi gibi ciddi reaksiyon riski varsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır.</p>
<p>Alerjiler, bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilen yaygın sağlık sorunlarıdır. Ancak doğru bilgi, erken tanı ve uygun yönetim stratejileri ile alerjik reaksiyonların etkileri minimize edilebilir. Hekiminizden görüş aldıktan sonra, hangi maddeye alerjinin olduğunun tespit edilmesi, alerjiyle başa çıkmada temel adımlardır.<span class="Apple-converted-space"> </span> Unutulmamalıdır ki alerji tedavisi kişiden kişiye farklılık gösteren,<span class="Apple-converted-space">  </span>dikkatle takip edilmesi gereken bir süreçtir.<span class="Apple-converted-space"> </span></p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/alerji-nedir-vucudumuz-neden-asiri-tepki-verir-temel-bilgiler-yaygin-alerji-turleri/">Alerji Nedir? Vücudumuz Neden Aşırı Tepki Verir? Temel Bilgiler &#038; Yaygın Alerji Türleri</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/alerji-nedir-vucudumuz-neden-asiri-tepki-verir-temel-bilgiler-yaygin-alerji-turleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bakteriyel Vajinozis (BV)</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/bakteriyel-vajinozis-bv/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/bakteriyel-vajinozis-bv/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:11:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8919</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bakteriyel Vajinozis (BV) Bakteriyel vajinozis (BV), vajinada belirli bakterilerin çok fazla olduğu durumlarda ortaya çıkan bir durumdur. Bu vajinadaki normal bakteri dengesini değiştirir. Bakteriyel vajinozis, 15-44 yaş arası kadınlarda en sık görülen vajinal enfeksiyondur. Enfeksiyonun genellikle cinsel olarak aktif olan kadınlarda meydana geldiğini biliyoruz. BV, normalde bir kadının vajinasında bulunan “iyi” ve “zararlı” bakterilerin dengesizliğiyle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/bakteriyel-vajinozis-bv/">Bakteriyel Vajinozis (BV)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Bakteriyel Vajinozis (BV)</h1>
<p>Bakteriyel vajinozis (BV), vajinada belirli bakterilerin çok fazla olduğu durumlarda ortaya çıkan bir durumdur. Bu vajinadaki normal bakteri dengesini değiştirir.</p>
<p>Bakteriyel vajinozis, 15-44 yaş arası kadınlarda en sık görülen vajinal enfeksiyondur. Enfeksiyonun genellikle cinsel olarak aktif olan kadınlarda meydana geldiğini biliyoruz. BV, normalde bir kadının vajinasında bulunan “iyi” ve “zararlı” bakterilerin dengesizliğiyle bağlantılıdır. Yeni bir seks partnerine veya birden fazla seks partnerine sahip olmanın yanı sıra, çiftleşme, vajinadaki bakteri dengesini bozabilir. Bu, bir kadının BV’yi alma riskini arttırır. BV  hiç seks yapmayan kadınları nadiren etkiler.</p>
<p><strong>Belirtileri</strong></p>
<p>BV’li birçok kadında belirti yoktur. İnce beyaz veya gri vajinal akıntı, vajinada ağrı, kaşıntı veya yanma, özellikle seks sonrası güçlü balık benzeri bir koku, idrar yaparken yanma, vajina dışının kaşınması.</p>
<p><strong>Tedavi</strong></p>
<p>Bazen kendiliğinden iyileşebildiği gibi sıklıkla antibiyotik kullanımı da gerekebilir. Hekime başvurulması önerilir.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/bakteriyel-vajinozis-bv/">Bakteriyel Vajinozis (BV)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/bakteriyel-vajinozis-bv/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sifiliz (Frengi) nedir?</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/sifiliz-frengi-nedir/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/sifiliz-frengi-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:08:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8916</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sifiliz (Frengi) nedir? Sifiliz cinsel temasla veya yara bölgesinden (bütünlüğü bozulmuş deriden) bulaşan ciddi bir bakteriyel hastalıktır. Kan yolu ile vücutta dağıldığında hayati organlara büyük zararlar verebilir. Sifiliz halk arasında “frenklerin hastalığı” anlamına gelen “Frengi” olarak adlandırılmaktadır. Sifiliz etkeni nedir? Sifiliz (syfilis) etkeni spiroket türü “Treponema Pallidum” (T. Pallidum) adı verilen bir bakteridir. Enfekte kişi [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/sifiliz-frengi-nedir/">Sifiliz (Frengi) nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Sifiliz (Frengi) nedir?</h1>
<p>Sifiliz cinsel temasla veya yara bölgesinden (bütünlüğü bozulmuş deriden) bulaşan ciddi bir bakteriyel hastalıktır. Kan yolu ile vücutta dağıldığında hayati organlara büyük zararlar verebilir. Sifiliz halk arasında “frenklerin hastalığı” anlamına gelen “Frengi” olarak adlandırılmaktadır.</p>
<p><strong>Sifiliz etkeni nedir?</strong></p>
<p>Sifiliz (syfilis) etkeni spiroket türü “Treponema Pallidum” (T. Pallidum) adı verilen bir bakteridir.</p>
<p>Enfekte kişi ile cinsel temas sonrası 10-90 gün arasında ortalama olarak 21. günde belirtiler görülmeye başlamaktadır.</p>
<p>% 95’inde genital organ çevresinde ağrısız, sınırlı, yüzeyel ve ülserleşmiş tek bir lezyon vardır. Nadiren birden çok lezyon da görülebilir. Erkekte penis derisi üzerinde veya rektumda, kadınlarda ise vulva (dış genital alan) veya nadiren vajina içinde, rektumda olur. Şankr olarak adlandırılır. Yanı sıra kasıklardaki lenf bezinde şişme (lenfadenopati) olur ve bir veya bir buçuk aylık bir zaman diliminde kaybolmaktadır.</p>
<p><strong>Sifiliz tanısı nasıl konur ve tanısında kullanılan laboratuvar testleri nelerdir?</strong></p>
<ol>
<li>Öncelikle hasta şikayetleri dinlenir.</li>
<li>Dikkatli bir fizik muayene yapılır. Bireyin muayenesinde genital bölge ile birlikte ağız boşluğu ve makat (anal) bölgesi kontrol edilmelidir.</li>
<li>Konuyla ilgili ağırlıklı olarak basitçe uygulanabilen VDRL ve TPHA testleri kullanılmaktadır</li>
</ol>
<p><strong>Sifiliz (Frengi) korunma yolları nelerdir?</strong></p>
<p>Frengi, mukoza veya hasar görmüş cilt dokusuna direkt temas edildiği takdirde bulaşan bir hastalıktır. Prezervatif kullanımı direkt teması ciddi oranda azaltsa dahi hastalığın bulaşmasını kesin olarak engellememektedir. Bunun nedeni de sfilizin genital olmayan organlardan da geçebilme özelliğinin olmasıdır. Frengi; tuvaletlerden, günlük aktiviteler esnasındaki temaslardan veya ortak kullanılan giysilerden de geçebilmektedir. Cinsel ilişkilerde korunmak, şüphe duyulan kişiler ile temasta bulunmamak ve hijyenik olan tuvaletleri tercih etmek alınabilecek önemli önlemler arasında yer almaktadır.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/sifiliz-frengi-nedir/">Sifiliz (Frengi) nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/sifiliz-frengi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hepatit B (Sarılık)</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/hepatit-b-sarilik/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/hepatit-b-sarilik/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:06:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8913</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hepatit B (Sarılık) Hepatit B, Hepatit B virüsü (HBV) ile enfeksiyon sonucu oluşan bir karaciğer iltihabıdır. Hepatit B, bu grupta yer alan virüs türlerinden yalnızca biridir. Kan, temas ve cinsel yollarla bulaşabilen Hepatit B uzun süre belirti vermeksizin ilerleyebilir ancak ileri aşamalarda siroza ve karaciğer kanserine sebebiyet verebilir. Nasıl bulaşır? İnsandan insana vücut sıvıları yolu [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/hepatit-b-sarilik/">Hepatit B (Sarılık)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Hepatit B (Sarılık)</h1>
<p>Hepatit B, Hepatit B virüsü (HBV) ile enfeksiyon sonucu oluşan bir karaciğer iltihabıdır. Hepatit B, bu grupta yer alan virüs türlerinden yalnızca biridir. Kan, temas ve cinsel yollarla bulaşabilen Hepatit B uzun süre belirti vermeksizin ilerleyebilir ancak ileri aşamalarda siroza ve karaciğer kanserine sebebiyet verebilir.</p>
<p><strong>Nasıl bulaşır?</strong></p>
<ul>
<li>İnsandan insana vücut sıvıları yolu geçer; kan, semen (meni), adet kanı dahil vajinal sıvı ve salgılar</li>
<li>Perinatal hepatit olarak adlandırılan doğum esnasında anneden bebeğe geçiş</li>
<li>Cinsel ilişki esnasında vücut sıvılarının diğer partnerin vajina, anal ilişki, idrar kanalı (üreterler) ve ağızdaki yaralı veya çizik bölgelere teması ile hastalık geçer.</li>
<li>Perinatal ( Hamilelikte ) Geçiş: Doğumda anneden çocuğa hepatit B mikrobu geçmesi ile perinatal hepatit hastalığı ortaya çıkabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Hepatit B bulaşımı açısından kimler risk altındadır?</strong></p>
<ul>
<li>Kanla temas halinde olmaları nedeni ile sağlık personelleri</li>
<li>Hepatit B’li anneden doğan bebekler</li>
<li>Hepatit B’li kişi ile cinsel ilişkiye girenler</li>
<li>Hepatit B taşıyıcı bir seks partnerine sahip olma</li>
<li>Çok eşlilik</li>
<li>Başka bir cinsel yolla bulaşan hastalığın olması</li>
<li>Taşıyıcıya ait bıçak, jilet, ustura ve benzeri eşyaları paylaşmak</li>
<li>Taşıyıcıya ait enjektör kullanımı</li>
<li>Temiz ve hijyenik olmayan yerlerde dövme veya piercing yaptırma</li>
<li>Hijyenik şartları iyi olmayan berberlere tıraş olma</li>
</ul>
<p><strong>Hangi yollar ile BULAŞMAZ?</strong></p>
<p>Aynı kaptan yemek yemekle, ortak gıda veya su tüketilmesi, emzirme ile, sarılmak, öpüşmek, tokalaşmak, öksürmek, aksırmak, aynı tuvaleti kullanmak, havuza girmek, oyuncak ile oynamak, aynı araçta seyahat etmek vb. yollar ile bulaşmaz.</p>
<p>Viral hepatiti olan hastalara ve cinsel eşlerine CYBE tanı ve değerlendirmesi yapmak gereklidir. Son 2 hafta içinde gerçekleşen bir cinsel ilişki sonrası viral hepatit gelişmişse ve kişi önceden bağışıklanmamışsa, hepatit B immünglobülini ve aşı yapılır.</p>
<p><strong>Hepatit B tanısı nasıl konur?</strong></p>
<ol>
<li>Hepatit B kan testleri ile saptanabilir. Test neticesinde;</li>
<li>Akut veya kronik Hepatit B varlığı</li>
<li>Hepatit B’nin geçirilmiş ve iyileşmiş olduğu</li>
<li>Hepatit B’ye karşı bağışıklığın olduğu</li>
<li>Aşıdan fayda görülebileceği sonucuna varılır.</li>
</ol>
<p><strong>Hepatit B Nasıl Engellenebilir?</strong></p>
<p>Hepatit B’yi engellemede en etkili yol, aşılanmaktır. Hepatit B aşısı %90 üzerinde koruyuculuk sağlar ve güvenlidir. Genellikle 6 ay içinde 3 defa yapılır. Böbrek yetmezliği ve diğer bağışıklığı baskılanmış bireylere aşının tekrarlanması gereklidir. Bunun dışındaki kişilere hatırlatıcı aşı dozu uygulanmaz.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/hepatit-b-sarilik/">Hepatit B (Sarılık)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/hepatit-b-sarilik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HPV</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/hpv-2/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/hpv-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8910</guid>

					<description><![CDATA[<p>HPV Human papilloma virüs, HPV virüsü olarak adlandırılmaktadır. Enfeksiyon neticesinde kadın ve erkeğin genital bölgesinde bazen tek bir bölgede, bezen bir kaç bölgede bazen toplu iğne başı kadar ve bazen karnabahar formunda ağrısız, kısmen sert kitleler oluşturur. HPV enfeksiyonuna ülkemizde de sıklıkla rastlanmaktadır. HPV en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur. HPV, HIV ve HSV’den (herpes) [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/hpv-2/">HPV</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">HPV</h1>
<p>Human papilloma virüs, HPV virüsü olarak adlandırılmaktadır. Enfeksiyon neticesinde kadın ve erkeğin genital bölgesinde bazen tek bir bölgede, bezen bir kaç bölgede bazen toplu iğne başı kadar ve bazen karnabahar formunda ağrısız, kısmen sert kitleler oluşturur. HPV enfeksiyonuna ülkemizde de sıklıkla rastlanmaktadır.</p>
<p><em>HPV en yaygın cinsel yolla bulaşan enfeksiyondur.</em></p>
<p>HPV, HIV ve HSV’den (herpes) farklı bir virüsdür. Virüs olan biri ile vajinal, anal veya oral seks yaparak HPV alabilirsiniz. En sık vajinal veya anal seks sırasında yayılır. HPV bulaşmış bir kişinin hiçbir belirti veya semptomu olmadığı zaman bile geçebilir. Cinsel olarak aktif olan herkes, sadece bir kişiyle cinsel ilişkiye girmiş olsanız bile HPV alabilir. Çoğu durumda HPV kendi kendine iyileşebilir ve herhangi bir sağlık sorununa neden olmaz. Fakat HPV iyileşmediğinde genital siğiller ve kanser gibi sağlık sorunlarına da neden olabilir. ABD’de HPV aşıları yapılmadan önce  kabaca 340.000 ila 360.000 kadın ve erkek HPV’nin her yıl ürettiği genital siğillerden etkilendi. Her yıl ABD’de yaşayan yaklaşık 12.000 kadına servikal kanser teşhisi konulmakta ve 4.000’den fazla kadın serviks kanserinden ölmektedir.</p>
<ol>
<li>Onkojenik olmayan veya düşük riskli HPV tipleri • HPV 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54 ve 55</li>
<li>Onkojenik veya yüksek riskli HPV tipleri • HPV 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66, 68<strong> </strong></li>
</ol>
<p><strong>HPV Virüsü Nasıl Bulaşır?</strong></p>
<p>HPV cinsel temas yoluyla bulaşır. Ancak bu virüs sadece cinsel birleşme yoluyla değil genital bölgenin cilt cilde teması yoluyla da bulaşabilir.<strong> </strong></p>
<p><strong>HPV belirtileri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>HPV-enfeksiyonu çoğunlukla belirtisizdir ve genellikle tesadüfen saptanır.</li>
<li>Genellikle ikincil enfeksiyonlar; vulva, anüs ve sünnet derisi bölgelerinde yoğun kaşıntı ve doku hasarına nadir olarak neden olur.</li>
<li>Üretral siğiller idrar yaparken kanama ve yanmaya sebebiyet verir.<strong> </strong></li>
</ul>
<p><strong>HPV’nin teşhisi</strong></p>
<p>Virüsün saptanması için üretral ve vajinal sürüntü örneklerinden yapılacak olan bir PCR testi düşük-orta ve yüksek riskli virüs tiplerini saptayabilir.</p>
<p><strong>Erkekte HPV’ nin bulaşma riskini ne arttırır?</strong></p>
<p>HPV’nin bulaşma nedenlerinin en başında çok eşlilik vardır. Erken yaşta cinsel yaşama başlamak, güvenilir olmayan cinsel ilişkiye girmek; HPV virüsünün bulaşma riskini arttırır. HPV tanısı doktor muayenesinde görsel olarak konulabilmekte, ayrıca şüpheli siğillerde biyopsi veya sürüntü alınarak tanı konmaktadır.</p>
<p><strong>Erkeklerde HPV hangi bölgelerde kansere sebep olabilmekte?</strong></p>
<p>Erkeklerde penis kanserine sebebiyet veren HPV makat bölgesine yerleştiği takdirde makat ve kalın bağırsağın son kısmındaki rektum bölgesinde kansere rastlanabiliyor. Bunun haricinde HPV; oral seks yoluyla geniz, bademcik, dil, gırtlak kanseri ve bazı durumlarda yemek borusu kanserine de sebebiyet verebilmektedir.</p>
<p>Persistan HPV infeksiyonu olanların %40’nda 3-5 yıl sonra prekanseröz lezyon gelişmektedir.</p>
<p><strong>Korunmak İçin:</strong></p>
<p>Çok eşlilik HPV bulaşmasında önemli risk faktörlerindendir. Çok eşlilikten kaçınmak korunma için önemli bir faktördür. Prezervatif kullanmak %100 koruyucu değildir ancak bulaşmayı belirgin olarak azaltır. HPV korunmasında diğer önemli olan yöntem ise aşıdır. HPV aşısının tedavi edici niteliği yoktur.</p>
<p>Cinsel aktif kişilerin hayat boyu HPV ile karşılaşma riski en az % 50’dir. 50 yaşına kadar bir kadının HPV ile infekte olma olasılığı %80’dir. Yeni HPV infeksiyonlarının tahminen %74’ü 15-24 yaş grubunda görülmektedir.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/hpv-2/">HPV</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/hpv-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonu Nedir?</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/mikoplazma-mycoplasma-ve-ureaplasma-enfeksiyonu-nedir/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/mikoplazma-mycoplasma-ve-ureaplasma-enfeksiyonu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 15:01:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8907</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonu Nedir? Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan ve hem kadın hem de erkeklerde genital ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalardır. Mikoplazma ve Ureaplasma enfeksiyonları genelde belirti göstermezler yani “asemptomatik/belirtisiz” olarak seyrederler. Yapılan bir çalışmada cinsel yönden aktif ve herhangi bir yakınması olmayan kadınların %40-80’ inde Ureaplasma türleri izole [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/mikoplazma-mycoplasma-ve-ureaplasma-enfeksiyonu-nedir/">Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonu Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonu Nedir?</h1>
<p>Mikoplasma ve Ureaplasma enfeksiyonları cinsel yolla bulaşan ve hem kadın hem de erkeklerde genital ve idrar yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalardır. Mikoplazma ve Ureaplasma enfeksiyonları genelde belirti göstermezler yani “asemptomatik/belirtisiz” olarak seyrederler. Yapılan bir çalışmada cinsel yönden aktif ve herhangi bir yakınması olmayan kadınların %40-80’ inde Ureaplasma türleri izole edildiği gösterilmiştir.</p>
<p><strong>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonları ve Kısırlık</strong></p>
<p>Mikroorganizmanın rahim, yumurtalıklar ve fallop tüplerinde hasar meydana getirmesine “Pelvik İnflamatuar Hastalık (PIH)” ismi verilmektedir. Mikoplasma ve ureaplasma enfeksiyonları da kadınlarda fallop tüplerinde ve rahimde kalıcı hasara sebep olarak kısırlık (infertilite) sorunlarını ortaya çıkarır. “Gardnerella” isimli bakteri ve diğer bakterilerin de ortama katılması halinde pelvik enfeksiyonlar daha da kötüleşmektedir.</p>
<p><strong>Erkeklerde Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasmalar Görülebilir mi?</strong></p>
<p>Mikoplasma ve Uroplazmalar erkeklerde idrar kanalı iltihabına (üretrit) neden olmaktadır. Akıntı gelişmesine ve idrarda yanmaya ve özellikle prostat enfeksiyonlarına neden olabilir. Sperm sayı ve hareketini bozarak çocuk sahibi olmayı güçleştirebilir.</p>
<p><strong>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonları Nasıl Bulaşır?</strong></p>
<p>Mikoplasma ve ureaplasmalar “cinsel yolla bulaşan hastalıklar” grubundadır. Genital bölgeden genital bölgeye veya genital bölgeden oral seks ile ağıza bulaşma olabilir. Özellikle immün (bağışıklık) sistemi zayıf olan kadın ve erkekler ile yenidoğanlarda meydana gelen hastalıkların etkileri oldukça fazladır.</p>
<p><strong>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Kadınlarda Yaptığı Şikayetler</strong></p>
<ul>
<li>Vajinal akıntı</li>
<li>Kasık ağrısı</li>
<li>Kısırlık (infertilite)</li>
<li>Tekrarlayan gebelik kayıpları (düşükler ve erken doğumlar)</li>
<li>İdrarda yanma ve tekrarlayan enfeksiyonlar</li>
</ul>
<p><strong>Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonlarında Tanı Nasıl Konur?</strong></p>
<p>Tanı; jinekolojik muayene esnasında vajinal akıntı, kasık ağrısı, infertilite ya da tekrarlayan gebelik kayıpları, kronik pelvik ağrısı olan kadınlarda şikayetlerden şüphe edilerek kültür alınması ile konur. Bu enfeksiyonlardan korunabilmek için şüpheli ilişkiden kaçınılması ve tek eşli cinsel ilişkilerin tercih edilmesi önerilir. Erkeklerde ve kadınlarda kondom kullanımı, bakterinin bulaşma riskini yok etmemekle beraber, önemli ölçüde azaltır.  Ayrıca bu enfeksiyonlarda gizli seyir asla unutulmamalıdır. Gonoreden sonraki en sık üretrit yapan cinsel yolla bulaşan hastalık olduğu unutulmamalıdır. Ayrıca partnerlerden birinde pozitif test sonucu durumunda diğer eşte mutlaka tedavi edilmelidir. Bu enfeksiyonlar toplumda daha az bilinen ama bir o kadar da yaygın enfeksiyonlardır.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/mikoplazma-mycoplasma-ve-ureaplasma-enfeksiyonu-nedir/">Mikoplazma (Mycoplasma) ve Ureaplasma Enfeksiyonu Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/mikoplazma-mycoplasma-ve-ureaplasma-enfeksiyonu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gonore (Bel Soğukluğu) Nedir?</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/gonore-bel-soguklugu-nedir/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/gonore-bel-soguklugu-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:49:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8904</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gonore (Bel Soğukluğu) Nedir? Cinsel temasla geçen gonore (bel soğukluğu etkeni); erkeklerde idrar kanalı iltihabı (üretrit) ve bel soğukluğu, kadınlarda ise sıklıkla rahim ağzı bölgesi iltihabı (servisit) yapan bir hastalıktır. Dünyada her yıl 50 milyondan fazla kişi bu hastalıktan etkilenmektedir. Gonore (Bel Soğukluğu) Nasıl Geçer? Bel soğukluğu doğrudan cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Hastalığın etkeni [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/gonore-bel-soguklugu-nedir/">Gonore (Bel Soğukluğu) Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Gonore (Bel Soğukluğu) Nedir?</h1>
<p>Cinsel temasla geçen gonore (bel soğukluğu etkeni); erkeklerde idrar kanalı iltihabı (üretrit) ve bel soğukluğu, kadınlarda ise sıklıkla rahim ağzı bölgesi iltihabı (servisit) yapan bir hastalıktır. Dünyada her yıl 50 milyondan fazla kişi bu hastalıktan etkilenmektedir.</p>
<p><strong>Gonore (Bel Soğukluğu) Nasıl Geçer?</strong></p>
<p>Bel soğukluğu doğrudan cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Hastalığın etkeni gonokok türünden Neisserria Gonorrhoeae isimli bir bakteridir; “Gonore mikrobu” olarak da adlandırılır. Mikroskobik olarak gonore; kahve çekirdeğini andıran bakteridir. İlk defa 1879 yılında Albert Neisser tarafından tanımlanmıştır.</p>
<p><strong>Gonore Başka Enfeksiyonlara Yol Açar mı?</strong></p>
<p>Bel soğukluğu etkeni olan Neisserria Gonorrhoeae; özellikle oral seks yapan bireylerde “farenjit” gibi boğaz enfeksiyonlarına da neden olabilmektedir. Yanı sıra konjuktivit (gözde konjuktiva iltihabı), proktit (makad iltihabı), prostatit (prostat iltihabı), üretrit (uretra iltihabı) ve orşit (testis iltihabı) da yapabilmektedir.</p>
<p>Doğum sırasında anneden bebeğine Neisserria Gonorrhoeae geçebilmektedir. Neisserria Gonorrhoeae bakterisi taşıyan anneler normal doğum esnasında bebeklerine bu mikrobu taşıyabilirler. Yeni doğan bebeklerde gözün “konjuktiva” isimli beyaz olan kısmı enfekte olabilir (konjuktivit) ve “körlük” dahi gelişebilir. Bu sebeple yeni doğan bebeklerin gözlerine doğum sonrası hemen antibiotikli göz damlaları damlatılmaktadır.</p>
<p><strong>Gonore (Bel Soğukluğu) Belirtileri Nelerdir?</strong></p>
<p>Erkekte; ilişki sonrası bir hafta içinde meydana gelir. Öncelikle hafif bir yanma ile seyreder. Sonrası hastalık daha da şiddetlenir ve sarı renkte bir akıntı olur. Akıntı olan bölge kızarır ve şişer. Tedavi yapılmaz ise meni yolları iltihaplanır ve kısırlık oluşabilir. Sıklıkla idrara çıkma hissi uyanır ancak az idrar yapılır. Buna karşılık bazı hastalarda belirti vermeyebilir.</p>
<p>Kadında; belirti şiddeti erkeğe oranla değişiktir. İdrar yollarında sarı-yeşil renkte kötü kokulu bir akıntı meydana gelir. Adet düzensizleşir ve adet dönemleri arasında da kanama meydana gelir. Tıpkı erkekte olduğu gibi idrara çıkarken yanma olur. Kadınlarda bartholin bezleri vardır. Bu bezlerin iltihabı neticesinde ağrılı bir şişlik olur. Tedavi edilmez ise bu iltihap yayılır ve enfeksiyon başka bölgelerde de görülür. Dış gebeliğe sebep olmanın yanı sıra kısırlığa da yol açabilir. Tüm bunlara karşılık bazı hastalarda belirti vermeyebilir.</p>
<p>Anal ve oral ilişkiler ardından rektumda ve ağız bölgesinde enfeksiyon gelişebilir. Üreme organlarında ağrı görülür ve buradaki kaslarda iltihap meydana gelebilir. Bakterinin kana karışması neticesi ile eklemlerde ağrı, iltihap ve şişlik görülür. Gezici bir ağrıdır. Ağrı bir bölgede geçse dahi daha sonra başka yerlerde de görülebilir. Yanı sıra hamile anneden bebeğe bulaşabilir. Böyle bir durumda bebekte kızarıklık ve akıntı meydana gelir ve körlüğe dahi yol açabilir.</p>
<p><strong>Bel Soğukluğu Nasıl Tanınır?</strong></p>
<p>Bel soğukluğu, jinekolojik muayene ve alınan kültür antibiogram ve antijen testleri ile tanınabilir.</p>
<p><strong>Bel Soğukluğu Tedavisi Nasıldır?</strong></p>
<p>Bel soğukluğu hekim tarafından tedavi edilebilen bir hastalıktır. Büyük oranda iyileşme elde edilir. Hastalık, düzenli kontrol edilmeli, iyileşme sağlandığı takdirde kültür yapılarak bakterilerin üreyip üremediği kontrol edilir. Bu hastalığı geçirenlerin eşleri de tedavi edilmelidir. Başka cinsel yolla bulaşıcı hastalıklar da olabileceği için ihtimali için bel soğukluğu hastalarında STD (Cinsel yolla bulaşan hastalıklar) taraması yapılmalıdır. Çünkü bel soğukluğu hastalarında çoğunlukla Chlamydia mikrobuna da rastlanmaktadır.</p>
<p><strong>Bel Soğukluğundan Korunmanın Yolları</strong></p>
<p>Cinsel ilişki esnasında korunmaktır. Bu hastalığın erken tanısı hastalığın başkalarına bulaşmaması için çok önemlidir. Hastalıktan tamamen kurtuluncaya kadar cinsel ilişkiden uzak durulmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/gonore-bel-soguklugu-nedir/">Gonore (Bel Soğukluğu) Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/gonore-bel-soguklugu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Herpes Enfeksiyonları (Genital Uçuklar)</title>
		<link>https://www.biolabltd.com.tr/herpes-enfeksiyonlari-genital-ucuklar/</link>
					<comments>https://www.biolabltd.com.tr/herpes-enfeksiyonlari-genital-ucuklar/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[editor]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 14:48:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Konular ve Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Konular ve Hastalıklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.biolabltd.com.tr/?p=8901</guid>

					<description><![CDATA[<p>Herpes Enfeksiyonları (Genital Uçuklar) HSV (Herpes Simplex Virüsü) erkek ve kadınlarda “uçuk”lara neden olan bir çeşit virüstür. Uçuk, kronik bir hastalıktır. Virüsü taşıyan pek çok kişi belirtilerin farkında dahi olmaz. Virüsün, vücuda girmesi ile yıllarca pasif olarak kalabilir. Herpes (Uçuk) Tipleri Uçuklar 2 tip olarak karşımıza çıkmaktadır. Tip 1 Herpes (Perioral tip): Ağız ve dudak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/herpes-enfeksiyonlari-genital-ucuklar/">Herpes Enfeksiyonları (Genital Uçuklar)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1 class="entry-title h1">Herpes Enfeksiyonları (Genital Uçuklar)</h1>
<p>HSV (Herpes Simplex Virüsü) erkek ve kadınlarda “uçuk”lara neden olan bir çeşit virüstür. Uçuk, kronik bir hastalıktır. Virüsü taşıyan pek çok kişi belirtilerin farkında dahi olmaz. Virüsün, vücuda girmesi ile yıllarca pasif olarak kalabilir.</p>
<p><strong>Herpes (Uçuk) Tipleri</strong></p>
<p>Uçuklar 2 tip olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<ol>
<li>Tip 1 Herpes (Perioral tip): Ağız ve dudak çevresinde kızarıklık üstünde meydana gelen sulu lezyonlar olarak kendisini gösteren tiptir.</li>
<li>Tip 2 Herpes (Genital tip): Tip 1deki lezyonlara benzeyen ancak genital bölgede meydana gelen uçuklardır.</li>
</ol>
<p><strong>Genital Herpes Nasıl Bulaşır?</strong></p>
<p>Enfeksiyon yalnızca cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Bulaşma hastalık belirtilerinin olmadığı dönemde bile oluşabilir. Virüs genellikle dudak veya genital bölge mukozasındaki bir çatlaktan girerek vücutta ilerler ve sinir gangliyonlarına yerleşir ve virüs yaşam boyu orada kalır. Virüs, yaşamak için hücrenin fonksiyonlarını kullanır ve şiddetli ağrı, kabarcık, kaşıntı, huzursuzluk hissi  ve içi sıvı dolu kırmızı şişlikler, büller yani afta benzeyen lezyonlar gibi hasara neden olur.</p>
<p><strong>Genital Uçuk Belirtileri</strong></p>
<p>Çoğu birey herhangi bir sağlık sorununa yol açmadığı için virüsü taşıdığından habersizdir. Ancak bazen tam tersi de olabilmektedir. Virüs vücuda girdikten 4-6 gün içinde belirti verebilmektedir.</p>
<p><em>Genital uçuğun ilk atak belirtileri:</em></p>
<ul>
<li>Virüsün girdiği bölgede yaralar (ülserleşme) ve sarı kabarcıklar meydana gelir.</li>
<li>Vajinal akıntı olur.</li>
<li>İdrar yaparken yanma hissi duyulur.</li>
<li>Yüksek ateş olur.</li>
<li>Kırgınlık, halsizlik olur.</li>
<li>İştahsızlık olur.</li>
<li>Kırmızı kabarcıklar meydana gelir.</li>
<li>Virüsün girdiği bölgedeki (kasıklardaki) lenf bezlerinde şişlik meydana gelir.</li>
<li>Yaralar çoğu bireyde iz kalmaksızın tamamen iyileşir.</li>
</ul>
<p><em>Tekrarlayan genital uçuk atak belirtileri:</em></p>
<ul>
<li>Ağrı ve kaşıntı</li>
<li>Küçük sarı veya kırmızı kabarcıklar</li>
<li>Lezyon(Yara) oluşumu</li>
<li>Lezyonların iyileşme evresine bağlı olarak yaraların kabuk bağlaması</li>
<li>Kasıktaki lenf bezlerinde şişme, baş ağrısı, kas ağrısı veya ateş eşlik edebilir.</li>
</ul>
<p><strong>Genital Herpes (HSV) Neden Tekrarlar? Rekürrans (Hastalığın Yenilemesi) Nasıl Oluşur?</strong></p>
<p>Virüs; vücuda girmesinin ardından sinir hücrelerine ve sinir köklerine ömür boyu kalıcılığı sağlamak adına yerleşir. Vücut direncinin her düşüşünde hastalığa dair belirtileri gösterir ve daha sonra yine ortadan kaybolur. İlk enfeksiyon sonrası tekrarlayan genital uçuklar genellikle daha kolay atlatılmaktadır.</p>
<p>Tetikleyen etkenler; fiziksel stres, depresyon, kemoterapi gibi bağışıklık sisteminin baskılanması, genital organ derisindeki tahriş, aşırı alkol tüketimi ve virüsün vücuda girdiği bölgenin aşırı güneş ışığına ya da ultraviyole ışınına maruz kalmasıdır.</p>
<p><strong>Genital Uçuk Hakkında Ön Bilgiler</strong></p>
<ul>
<li>Genital uçuğu olanlar cinsel ilişkiye girebilir ancak uçuk belirtileri mevcut iken ilişkiden kaçınmalıdır.</li>
<li>Prezervatif kullanımı %100 koruma sağlamaz ancak virüsü bulaştırma riskini önemli ölçüde azaltır.</li>
<li>Ortak klozet kullanımına bağlı olarak virüs bulaşmaz.</li>
<li>Virüs, vücudun bir bölgesinden başka bir bölgesine sıçrayabilir.</li>
<li>Her genital uçuk belirti göstermez. Belirti olmaması virüsün taşınmadığı anlamına gelmez.</li>
<li>Stres genital uçuğun tekrarlamasına sebebiyet verir.</li>
<li>Genital uçuğu olan bireylerin HIV hastalığını kapma olasılığı 3 kat daha fazladır.</li>
<li>İnfertilite yani kısırlığa sebebiyet vermez.</li>
<li>Doğum esnasında virüs bebeğe bulaşabilir.</li>
</ul>
<p><strong>Genital Uçuk Nerede Çıkabilir?</strong></p>
<p><em>Kadınlarda; </em>Genital bölgede ve rahim boynunda</p>
<p><em>Erkeklerde; </em>Penis, Testisler, uyluk ve nadiren üretrada</p>
<p>Hem erkek hem kadınlarda; Kalça, anüs ve ağız çevresinde çıkabilir.</p>
<p><strong>Genital Uçuk Nasıl Tehşis Edilir?</strong></p>
<p>Görünürde uçuk varsa tanı koymak kolaydır. Kullanılan testler ise;</p>
<ol>
<li>Viral kültür (Nadir)</li>
<li>Polimeraz zincir reaksiyon testi (PCR)</li>
<li>Serolojik testler ile virüse karşı kanda oluşan antikorlar saptanabilir</li>
</ol>
<p><strong>Genital HSV ‘den Korunma Yöntemleri Ve Önlemler</strong></p>
<p>Bulaşma riskini azaltmak için kondom (prezervatif) kullanımı önerilmektedir. Virüsün cilde teması sonucunda geçtiği için cilde temas etmemek önem arz etmektedir. Şüpheli kişiler ve döküntüsü olan kişiler ile cinsel ilişkiden kaçınılmalıdır.</p>
<p><a href="https://www.biolabltd.com.tr/herpes-enfeksiyonlari-genital-ucuklar/">Herpes Enfeksiyonları (Genital Uçuklar)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.biolabltd.com.tr">Biolab İzmir</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.biolabltd.com.tr/herpes-enfeksiyonlari-genital-ucuklar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
