D-Dimer, Fibrin Degradasyon Ürünü (FDP – spesifik D-dimer fraksiyonu)
D-dimer, çapraz bağlı fibrinin plazmin tarafından yıkılması sonucu oluşan spesifik bir fibrin degradasyon ürünüdür. D-dimer varlığı, hem pıhtı oluşumu (koagülasyon aktivasyonu) hem de fibrinoliz sürecinin gerçekleştiğini gösterir. Plazma D-Dimer düzeyinin artışı, organizmadaki aktif koagülasyon ve fibrinolitik süreçlerin göstergesidir.Klinik olarak derin ven trombozu (DVT), pulmoner emboli (PE) ve yaygın damar içi pıhtılaşma (DIC) şüphesinde, düşük ön test olasılığı olan hastalarda negatif sonuçla trombozun dışlanmasında kullanılır.
Test, özellikle aşağıdaki klinik durumların değerlendirilmesinde kullanılır:
Test Sonucunun Yorumu
Yüksek D-dimer: Venöz tromboembolizm (DVT, PE), DIC, Cerrahi sonrası dönem, Travma, Enfeksiyon / inflamasyon, Malignite, Gebelik, İleri yaş
Normal D-dimer
Düşük veya orta klinik olasılıkta venöz tromboemboliyi büyük oranda dışlar.
Sonuçlar mutlaka klinik olasılık skorları (Wells skoru vb.) ve görüntüleme yöntemleri ile birlikte değerlendirilmelidir.
Son yıllarda yapılan çalışmalar, 50 yaş üzerindeki hastalarda D-Dimer testinin performansını artırmak amacıyla, klinik ön test olasılığı ile birlikte yaşa göre ayarlanmış eşik değerlerin (cut-off) kullanılmasını önermektedir.Sabit bir D-Dimer sınır değeri (örneğin 500 ng/mL FEU) ile karşılaştırıldığında, yaş × 10 ng/mL formülüyle hesaplanan yaşa göre ayarlanmış sınır değerlerin eşdeğer sonuçlar verdiği ve ek yanlış negatif olgulara neden olmadığı gösterilmiştir.
Özel hazırlık gerektirmez.
Formu doldurun sizi en kısa sürede arayalım.