Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayı, 15 Ekim ise Meme Sağlığı Günü olarak anılıyor. Bu tarihler; meme sağlığını korumak, olağan dışı değişiklikleri fark etmek ve yaşa ve kişisel risklere uygun taramaları zamanında yaptırmak için önemli bir hatırlatma.
Meme Kanseri Ne Kadar Yaygın?
Meme kanseri, kadınlarda dünyada en sık görülen kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 2022 yılında yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konmuş, yaklaşık 670 bin kadın bu hastalık nedeniyle yaşamını yitirmiştir. IARC’nin Türkiye için 2024 tahminlerinde 25.080 yeni meme kanseri vakası bildirilmektedir; meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanserdir. Türkiye verileri tahminlere dayanır.
Meme kanseri çoğunlukla kadınlarda görülse de erkeklerde de gelişebilir. Yaş ilerledikçe risk artar. Aile öyküsü ve bazı kalıtsal gen değişiklikleri de riski yükseltebilir. Bununla birlikte, tanı alan kişilerin önemli bir bölümünde bilinen bir aile öyküsü veya belirgin bir risk faktörü bulunmaz. Bu nedenle ailede meme kanseri öyküsü olmaması, taramaları ertelemek için bir gerekçe değildir.
Meme Kanseri Riskini Artırabilen Faktörler
Meme kanseri, tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Genetik yatkınlık, yaş, hormonal döngü ve üreme öyküsü, yaşam tarzı ve çevresel etkenler riski birlikte etkileyebilir. Bu faktörlerden bir veya birkaçının bulunması kişide mutlaka meme kanseri gelişeceği anlamına gelmez; risk faktörlerinin bulunmaması da hastalığı tamamen dışlamaz.
Meme kanseri riskini artırabilen başlıca faktörler şunlardır:
- Yaşın ilerlemesi ve kadın olmak
- Ailede meme veya yumurtalık kanseri öyküsü ve BRCA1, BRCA2 gibi genlerde kanser riskini artıran kalıtsal değişiklikler
- İlk adetin erken yaşta görülmesi veya menopozun geç yaşta başlaması
- Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğumu ileri yaşta yapmak
- Doğum yaptığı hâlde hiç emzirmemiş olmak; emzirme, meme kanseri riskinde azalmayla ilişkilendirilmiştir
- Menopoz sonrası hormon tedavisi kullanmak. Risk, kullanılan hormonların türüne ve tedavi süresine göre değişebilir. Bu nedenle hormon tedavisi kararı hekimle kişisel olarak değerlendirilmelidir.
- Fazla kilolu veya obez olmak, özellikle menopoz sonrasında
- Hareketsiz yaşam ve alkol kullanımı
- Tütün ve tütün ürünleri kullanımı; meme kanseri riskiyle ilişkilendirilmesinin yanı sıra genel sağlık açısından da önemli bir risk etkenidir
- Yoğun meme dokusu. Yoğun meme dokusu riski artırabilir ve mamografide bazı bulguların görülmesini güçleştirebilir.
- Özellikle genç yaşlarda göğüs kafesi bölgesine radyoterapi almış olmak
Risk faktörlerinin kişiye etkisi farklı olabilir. Aile öyküsü veya kalıtsal risk bulunan kişiler, tarama yaşını ve yöntemini hekimleriyle birlikte değerlendirmelidir.
Erken Tanı Neden Önemli?
Meme kanseri erken evrede saptandığında tedavi seçenekleri ve başarılı sonuç alma olasılığı artabilir. Erken tanı; cerrahi, ilaç tedavisi ve radyoterapi gibi yöntemlerin doğru zamanda planlanmasına yardımcı olur. Bunun için yaşa ve kişisel riske uygun tarama, memelerdeki olağan değişiklikleri tanıma ve yeni belirtilerde gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurma önem taşır.
Tarama, henüz belirti vermeyen kişilerde hastalığı araştırır. Yeni bir belirti varsa tarama zamanını beklemeden hekim değerlendirmesi gerekir.
Hangi Değişikliklerde Hekime Başvurulmalı?
Aşağıdaki değişiklikler her zaman kanser anlamına gelmez. Ancak yeni ortaya çıkmaları, kalıcı olmaları veya giderek belirginleşmeleri durumunda değerlendirilmelidir:
- Memede ya da koltuk altında yeni bir kitle veya sertlik
- Meme boyutunda ya da şeklinde belirgin değişiklik
- Meme derisinde çekinti, kalınlaşma, kızarıklık veya portakal kabuğu görünümü
- Meme başında içe dönme ya da ciltte yara oluşması
- Kendiliğinden gelen, özellikle kanlı meme başı akıntısı
Meme dokusunu tanımak, kişinin kendi olağan görünüm ve hissini fark etmesine yardımcı olur. Kendi kendine muayene, mamografi taramasının veya hekim değerlendirmesinin yerini tutmaz. Şüpheli bir değişiklik fark edildiğinde hekime başvurulmalıdır.
Tarama İçin Neler Yapılabilir?
Türkiye’de Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40–69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir mamografi önerilmektedir. Tarama mamografisi, belirti bulunmayan kişilerde erken bulguları araştırmak için kullanılır; KETEM’ler ve Sağlıklı Hayat Merkezleri üzerinden ücretsiz olarak sunulabilir. Tarama yaşı ve sıklığı, kişinin sağlık durumuna ve güncel ulusal önerilere göre değerlendirilmelidir.
Ailede genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri öyküsü, bilinen kalıtsal gen değişikliği ya da kişisel meme kanseri öyküsü varsa standart tarama programı yeterli olmayabilir. Bu kişiler taramaya hangi yaşta ve hangi yöntemle başlanacağını hekimleriyle görüşmelidir. Mamografinin yanı sıra bazı kişilerde ultrason veya manyetik rezonans görüntüleme (MR) gerekebilir.
Meme kanserini önlemenin kesin bir yolu yoktur. Bununla birlikte düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı kilonun korunması ve alkol tüketiminin azaltılması riski olumlu yönde etkileyebilir. Bu önlemler, tarama ve belirtilerin değerlendirilmesinin yerine geçmez.
Tanı & Tedavide Kişiye Özel Yaklaşım
Meme kanseri tanısı, görüntüleme ve gerektiğinde biyopsiyle konur. Biyopsi örneğinin incelenmesi, tümörün özelliklerinin belirlenmesine ve tedavi planının oluşturulmasına katkı sağlar. Östrojen ve progesteron reseptörleri (ER/PR), HER2 ve Ki-67 gibi belirteçler, tümörün biyolojik özelliklerini ve bazı tedavi seçeneklerine uygunluğunu değerlendirmede kullanılır. Seçilmiş hastalarda kalıtsal gen incelemeleri veya tümörün gen profiline dayalı testler de karar sürecine katkı sağlayabilir.
Tedavi; hastalığın evresine, tümörün biyolojik özelliklerine ve kişinin genel sağlık durumuna göre planlanır. Cerrahi ve radyoterapinin yanı sıra hormon tedavileri, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve uygun hastalarda immünoterapi kullanılabilir. HER2’yi hedefleyen tedaviler ve antikor-ilaç konjugatları, ilaçların tümör hücrelerine daha seçici biçimde ulaştırılmasını sağlayan yaklaşımlar arasındadır. Hormon reseptörü pozitif hastalarda hormon tedavileriyle birlikte CDK4/6 inhibitörleri; belirli gen değişiklikleri bulunan hastalarda PARP inhibitörleri kullanılabilir. Üçlü negatif meme kanserinde bazı hastalar için immünoterapi seçenekleri de vardır. Bu yöntemlerin uygunluğu kişiye ve hastalığın özelliklerine göre onkoloji ekibi tarafından belirlenir.
Kan Testleri Mamografinin Terini Tutar mı?
Hayır. Meme kanserini taramak veya dışlamak için rutin bir kan testi yoktur. CA 15-3 ve CEA gibi tümör belirteçleri, tek başına meme kanseri tanısı koymak ya da sağlıklı kişilerde tarama yapmak için uygun değildir. Laboratuvar incelemeleri, tanı konmuş hastalarda biyopsi dokusundaki belirteçlerin ve gerekli durumlarda genetik özelliklerin değerlendirilmesiyle tedavi kararlarına katkı sağlayabilir.
Meme Sağlığınız İçin Bugün Bir Adım Atın!
Meme sağlığı farkındalığı yalnızca Ekim ayında değil, yıl boyunca sürdürülmesi gereken bir alışkanlıktır. Yaşınıza ve risk durumunuza uygun tarama programını öğrenin. Memenizde yeni veya olağan dışı bir değişiklik fark ederseniz değerlendirme için sağlık kuruluşuna başvurun. Erken tanı için önemli adımlardan biri, taramayı ertelememektir.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; kişisel tanı ve tedavi için hekiminize danışınız.
Kaynaklar
- Dünya Sağlık Örgütü, Breast cancer www.who.int
- IARC, Cancer Today: Türkiye, 2024 estimates www-dep.iarc.fr
- T.C. Sağlık Bakanlığı, meme kanseri tarama programı gopeah.saglik.gov.tr
- U.S. National Cancer Institute, Breast Cancer Biomarker Tests www.cancer.gov