Havaların ısınmasıyla birlikte doğada geçirilen zaman artarken kenelerle temas riski de yükselir. Keneler yalnızca kırsal alanlarda değil; park, bahçe, piknik alanı, tarla, mera, orman ve hayvan barınaklarında da bulunabilir. Kene tutunması çoğu zaman ağrısız olduğu için fark edilmeyebilir.
Her kene hastalık taşımaz ve her kene tutunması hastalıkla sonuçlanmaz. Bununla birlikte, bazı keneler ciddi enfeksiyon etkenlerini insanlara bulaştırabildiğinden doğru müdahale ve belirtilerin zamanında izlenmesi önemlidir.
Kene hangi hastalıklara yol açabilir?
Kenenin taşıyabileceği etken; kene türüne, temasın gerçekleştiği bölgeye ve çevresel koşullara göre değişir. Türkiye açısından önem taşıyan başlıca kene kaynaklı enfeksiyonlar şunlardır:
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA)
KKKA, Türkiye’de kene kaynaklı hastalıklar arasında en fazla önem taşıyan enfeksiyonlardan biridir. Hastalık, çoğunlukla enfekte kenenin tutunmasıyla; ayrıca enfekte hayvanların kanı ve dokuları veya hasta kişilerin kan ve vücut sıvılarıyla korunmasız temas sonucunda bulaşabilir.
Belirtiler genellikle ani başlayan ateş, belirgin halsizlik, iştahsızlık, baş ve kas ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve karın ağrısıdır. Ağır vakalarda ciltte noktasal kanamalar, morarma, burun veya diş eti kanaması ve organ yetmezliği gelişebilir.
Lyme hastalığı
Borrelia türü bakterilerin neden olduğu Lyme hastalığında, kene tutunmasını izleyen günler veya haftalar içinde genişleyen, çoğu zaman hedef tahtasını andıran bir kızarıklık görülebilir. Ateş, yorgunluk, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları eşlik edebilir. Tedavi edilmeyen bazı vakalarda sinir sistemi, kalp ve eklemler etkilenebilir.
Karakteristik kızarıklık her hastada görülmeyebileceği gibi, enfeksiyonun erken döneminde antikor testleri henüz pozitifleşmemiş olabilir. Bu nedenle test sonuçları klinik bulgular ve temas öyküsüyle birlikte değerlendirilmelidir.
Benekli ateş grubu riketsiyozlar
Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı ve döküntüyle seyredebilir. Kenenin tutunduğu bölgede siyah kabuklu bir yara oluşabilir. Erken tanı ve uygun antibiyotik tedavisi önemlidir.
Diğer enfeksiyonlar
Tularemi, anaplazmoz, erlişyoz ve babezyoz gibi başka enfeksiyonlar da kenelerle ilişkili olabilir. Ancak her hastalığın Türkiye’deki sıklığı ve bölgesel dağılımı aynı değildir. Belirti, seyahat veya kırsal temas öyküsüne göre gerekli incelemelere hekim tarafından karar verilmelidir.
Türkiye’de risk hangi bölgelerde daha yüksektir?
Türkiye’de KKKA vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun bazı kesimlerinde yoğunlaşmaktadır. Tokat ve çevresi ile Kelkit Vadisi tarihsel olarak öne çıkan alanlardandır. Bununla birlikte keneler ülkenin farklı bölgelerinde bulunabildiğinden, yalnızca belirli illerde yaşayanların risk altında olduğu düşünülmemelidir.
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veteriner hekimler, mezbaha çalışanları, çobanlar, avcılar, kampçılar ve doğa yürüyüşü yapanlar daha fazla risk taşıyabilir. Hayvanların sağlıklı görünmesi, KKKA etkenini taşımadıkları anlamına gelmez.
Vücuda tutunmuş kene nasıl çıkarılmalıdır?
Kene mümkün olduğunca erken çıkarılmalıdır. Çıkarmak için:
- İnce uçlu bir cımbız veya uygun kene çıkarma aparatı kullanın.
- Keneyi deriye en yakın noktadan, ağız kısmına yakın biçimde kavrayın.
- Ezmeden, döndürmeden ve ani hareket yapmadan yukarı doğru sabitçe çekin.
- Bölgeyi ve ellerinizi sabunlu suyla yıkayın; ardından antiseptik uygulayın.
- Vücudun diğer bölgelerinde başka kene olup olmadığını kontrol edin.
- Kenenin çıkarıldığı tarihi ve temasın gerçekleştiği yeri not edin.
Kene üzerine kolonya, alkol, yağ, gaz yağı, oje veya başka bir kimyasal dökmeyin; sigara ya da ateş uygulamayın. Keneyi çıplak elle ezmeyin. Bu işlemler kenenin vücut içeriğini boşaltmasına ve bulaşma riskinin artmasına neden olabilir.
Kene güvenli biçimde çıkarılamıyorsa, hassas bir bölgede bulunuyorsa veya kişi işlem konusunda emin değilse zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Kene tutunmasından sonra hangi belirtiler izlenmelidir?
Sağlık Bakanlığı, kene tutunmasının ardından kişilerin özellikle 10 gün boyunca kendilerini KKKA belirtileri açısından izlemesini önermektedir.
Aşağıdaki belirtilerden biri veya birkaçı gelişirse gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır:
- Ateş veya titreme
- Belirgin halsizlik ve iştahsızlık
- Baş, kas, eklem veya karın ağrısı
- Bulantı, kusma veya ishal
- Yeni gelişen ya da genişleyen döküntü
- Kene yerinde siyah kabuklu yara
- Ciltte noktasal kanamalar veya kolay morarma
- Burun, diş eti ya da başka bir bölgede kanama
- Bilinç bulanıklığı, nefes darlığı veya genel durumun hızla bozulması
Sağlık başvurusu sırasında kene temasının tarihi, temasın gerçekleştiği yer, hayvan kanı veya dokusuyla temas olup olmadığı ve belirtilerin başlangıç zamanı mutlaka belirtilmelidir.
Kene tutunmasından sonra hemen test yapılmalı mı?
Kene tutunması nedeniyle sağlık kuruluşuna yapılan ilk başvuruda; hemogram, pıhtılaşma testleri ve karaciğer enzimleri, hekimin değerlendirmesi doğrultusunda başlangıç referans değerlerini belirlemek amacıyla istenebilir. Bu sonuçlar, takip sırasında ortaya çıkabilecek değişikliklerin erken fark edilmesi ve klinik seyrin karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi açısından önem taşır.
Kenenin kendisinin enfeksiyon etkenleri yönünden test edilmesi de kişinin enfekte olup olmadığını kesin olarak göstermez; negatif sonuç yanlış güven, pozitif sonuç ise gereksiz kaygı yaratabilir.
Laboratuvar incelemeleri; kişinin belirtileri, temas zamanı, coğrafi risk ve hekim değerlendirmesine göre planlanır.
Şüpheli durumlarda başvurulabilecek incelemeler arasında:
- Tam kan sayımı, özellikle trombosit ve beyaz kan hücresi düzeyleri
- Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri
- Pıhtılaşma testleri
- KKKA için uygun dönemde RT-PCR, antijen veya antikor testleri
- Lyme hastalığı ve diğer kene kaynaklı enfeksiyonlar için klinik duruma uygun serolojik ya da moleküler testler
yer alabilir.
KKKA şüphesi bulunan örneklerin alınması, taşınması ve çalışılması özel biyogüvenlik kurallarına tabidir. Bu nedenle test süreci yetkili sağlık birimleri ve uygun altyapıya sahip laboratuvarlarla koordineli yürütülmelidir.
Erken dönemde alınan bazı antikor testlerinin negatif çıkması enfeksiyonu kesin olarak dışlamaz. Sonuçlar tek başına değil, hekim değerlendirmesiyle birlikte yorumlanmalıdır.
Kene Isırığı Tedavisi nasıl yapılır?
Tedavi, saptanan hastalığa göre değişir:
- KKKA’da erken hastane başvurusu, yakın takip ve destek tedavisi temel yaklaşımdır. Sıvı-elektrolit dengesi, kanama ve organ fonksiyonları yakından izlenir. Dünya Sağlık Örgütüne göre KKKA için etkinliği kesinleşmiş, onaylı özel bir antiviral tedavi bulunmamaktadır. Ribavirinin yararı konusunda bilimsel belirsizlik devam etmektedir.
- Lyme hastalığı, riketsiyoz ve bazı diğer bakteriyel enfeksiyonlar uygun antibiyotiklerle tedavi edilebilir. İlaç seçimi; hastalığa, yaşa, gebelik durumuna ve klinik bulgulara göre hekim tarafından yapılır.
- Yalnızca kene tutunması olduğu için gelişigüzel antibiyotik veya antiviral ilaç başlanmamalıdır. Koruyucu antibiyotik kararı her hasta için ayrı değerlendirilir.
- Ateş veya kanama belirtisi bulunan ve KKKA olasılığı düşünülen kişiler, hekime danışmadan aspirin ya da benzeri kanama riskini artırabilecek ilaçları kullanmamalıdır.
Kene tutunmasından nasıl korunabilirsiniz?
- Tarla, orman, mera ve piknik alanlarında uzun kollu, açık renkli giysiler tercih edin.
- Pantolon paçalarını çorapların içine sokun; kapalı ayakkabı giyin.
- Sağlık otoritelerince onaylanmış kene kovucu ürünleri kullanım talimatına uygun şekilde uygulayın.
- Otların yoğun olduğu alanlarda mümkün olduğunca patika üzerinde yürüyün.
- Doğadan döndükten sonra giysileri ve tüm vücudu kontrol edin.
- Özellikle saçlı deri, kulak arkası, koltuk altı, kasık, göbek çevresi, diz arkası ve parmak aralarını inceleyin.
- Çocukların vücut kontrolünü bir yetişkin yapmalıdır.
- Evcil hayvanları düzenli olarak kontrol ettirin; kene mücadelesinde veteriner hekim önerisine uyun.
- Hayvanların kanına, dokularına ve vücut sıvılarına çıplak elle temas etmeyin; uygun eldiven ve koruyucu giysi kullanın.
Unutmayın
Her kene hastalık taşımaz; ancak belirtiler ortaya çıktığında zaman kaybetmemek hayati önem taşıyabilir. Kenenin güvenli ve erken çıkarılması, temas tarihinin kaydedilmesi ve kişinin önerilen süre boyunca kendisini izlemesi doğru yaklaşımın temelini oluşturur.
Ateş, belirgin halsizlik, döküntü, morarma veya kanama gelişmesi durumunda test yaptırmak için beklemeyin; en yakın sağlık kuruluşuna başvurun.
Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Test istemi ve sonuçların yorumlanması hekim tarafından yapılmalıdır.
Metin; T.C. Sağlık Bakanlığı/HSGM KKKA bilgileri, Sağlık Bakanlığı uyarı ve korunma önerileri, Dünya Sağlık Örgütü KKKA bilgi notu ve DSÖ Avrupa halk sağlığı önerileri esas alınarak hazırlanmıştır.