Anti-Tiroglobulin Antikoru, TgAb, Tiroglobulin Antikoru, Anti T
Tiroglobulin (Tg), tiroid hormon sentezi, depolanması ve salınmasında rol oynayan tiroide özgü önemli bir proteindir. Normalde dolaşıma salınmaz; ancak tiroid dokusunda inflamasyon, otoimmün hasar, nodüler guatr, Graves hastalığı veya foliküler kökenli tiroid tümörlerinde kana geçebilir. Bu durum bazı bireylerde tiroglobuline karşı otoantikor oluşumuna yol açar. Anti-Tg ve anti-TPO antikorları otoimmün tiroiditlerde sık görülür ve günümüzde hastalık belirteci olarak kabul edilir.
Tiroglobulin otoantikorları, tiroid bezine özgü önemli bir protein olan tiroglobuline (Tg) bağlanır. Tg, tiroid hormonlarının sentezi, depolanması ve salınmasında kritik rol oynar.
Normal koşullarda tiroglobulin sistemik dolaşıma salınmaz. Ancak inflamasyona bağlı follikül hasarı (tiroidit ve otoimmün hipotiroidi), kanama (nodüler guatr) veya Graves hastalığında ya da folliküler hücre kökenli tiroid neoplazmlarında görülebilen hızlı ve düzensiz tiroid doku büyümesi, Tg’nin kana sızmasına neden olabilir. Bu durum bazı bireylerde tiroglobuline karşı otoantikor (anti-Tg) oluşumuna yol açar.
Benzer süreçler, bağışıklık sisteminin normalde erişemediği diğer “gizli” tiroid antijenlerinin açığa çıkmasına ve özellikle tiroid peroksidaza (TPO) karşı otoantikor oluşmasına neden olabilir. Anti-Tg ve anti-TPO otoantikorları en sık otoimmün tiroidit (Hashimoto hastalığı) olgularında görüldüğünden başlangıçta bu hastalığın patogenezinde rol oynayabilecekleri düşünülmüştür. Ancak güncel görüş, bu antikorların esas olarak hastalık belirteci (marker) olduğu yönündedir. Otoimmün tiroiditte tiroid dokusu yıkım bölgesinde bulunan immün hücrelerin varlığı, hastayı bu gizli tiroid antijenlerine karşı otoantikor geliştirmeye yatkın hale getirmektedir.
Otoimmün hipotiroidili bireylerin %30–50’sinde anti-Tg, %50–90’ında ise anti-TPO antikorları saptanabilir. Graves hastalığında ise her iki antikor tipi yaklaşık olarak bu oranların yarısı sıklıkta görülür.
Tiroid kanseri hastalarının yaklaşık %15–30’unda anti-Tg varlığı, tiroglobulin (Tg) ölçümlerinin yorumunu zorlaştırabilir.
Kullanım Amacı
Otoimmün tiroid hastalıklarının tanısına yardımcı olmak (Hashimoto tiroiditi, postpartum tiroidit, neonatal hipotiroidi, Graves hastalığı). Anti-TPO antikorları ile birlikte otoimmün tiroidit değerlendirmesinde kullanılır.
Test Sonucunun Yorumu
Otoimmün Tiroid Hastalığının Tanısı
Otoimmün tiroid hastalıklarının tanısında anti-tiroperoksidaz (anti-TPO) ölçümü, anti-tiroglobulin (anti-Tg) ölçümüne göre daha yüksek duyarlılığa ve benzer özgüllüğe sahiptir. Bu nedenle anti-Tg düzeyleri genellikle yalnızca anti-TPO negatif olduğu halde otoimmün tiroid hastalığına yönelik klinik şüphenin yüksek olduğu durumlarda ölçülmelidir.
Tiroid toksikozu olan hastalarda anti-Tg veya anti-TPO otoantikorlarının yüksek titrelerde saptanması, Graves hastalığı tanısını destekleyici bir bulgudur. Bununla birlikte, özellikle atipik olgularda veya özel klinik durumlarda Graves hastalığını doğrulamak için patojenik antitirotropin reseptör antikorlarının:
ölçülmesi tercih edilen yöntemdir.
Serum tirotropin (TSH) düzeyi normal üst sınırda veya hafif yüksek olan bireylerde, tiroid otoantikor pozitifliği ileride daha belirgin hipotiroidi gelişme riskini öngörebilir.
Postpartum tiroiditli hastalarda tiroid otoantikor düzeylerinin kalıcı olarak yüksek seyretmesi, kalıcı hipotiroidi gelişme olasılığının arttığını gösterir.
Neonatal hipotiroidi olgularında bebekte anti-TPO veya anti-Tg saptanması, özellikle annede otoimmün tiroidit öyküsü veya tiroid otoantikor pozitifliği varsa, plasenta yoluyla antikor geçişini düşündürür. Bu tür neonatal hipotiroidi olguları genellikle geçici (transient) karakterdedir.
Numune alınmadan önceki 12 saat boyunca biyotin (vitamin B7) içeren multivitamin veya besin takviyeleri kullanılmamalıdır.
Formu doldurun sizi en kısa sürede arayalım.